AB ve ABD Baskısı Altındaki Ülkeler
-
12 dakikalık okuma
-
925 Görüntülenme
Yağız Yiğit
Astons Türkiye Direktörü
- Son düzenleme: Mart 8, 2026
Yağız Yiğit
Astons Türkiye Direktörü
2025 yılında yatırım yoluyla göç sektörü olgunlaşmaya devam ediyor. Bazı geleneksel programlar kurallarını güncellerken, yeni ve oldukça umut vadeden destinasyonlar sahneye çıkıyor. Hükümetler; şeffaflık, durum tespiti ve uzun vadeli ekonomik faydayı sağlamak için yasalarını yeniden düzenliyor. Bu da sektörün tamamının güvenilirliğini güçlendiriyor.
Bazı yargı bölgeleri programlarını doğal bir tamamlanma sürecine ulaştırmışken, Grenada, Türkiye ve yakında Arjantin gibi ülkeler küresel yatırımcıları net ve sürdürülebilir yollarla çekme konusundaki kararlılıklarını yeniden teyit ediyor. Bu değişimler fırsatların bittiği anlamına gelmiyor; dünya genelinde daha iyi düzenlenen, daha yüksek kaliteli vatandaşlık ve oturum seçeneklerine doğru bir dönüşümü işaret ediyor.
Yatırımcılar için bu, fırsat penceresinin hâlâ açık olduğu anlamına geliyor — ancak güvenilir ve iyi yönetilen programlara odaklanma giderek artıyor. Mevcut koşullar altında harekete geçmek, başvuru sahiplerinin öngörülebilir şartları, istikrarlı getirileri ve hızla değişen dünyada kalıcı güvenliği garanti altına almasını sağlar.
Avrupa Birliği, özellikle Schengen Bölgesi içinde vizesiz seyahat veya yerleşim hakkı sağlayan yatırım yoluyla vatandaşlık programlarına uzun süredir temkinli yaklaşıyor. AB’nin bu alandaki en güçlü etki aracı, vizesiz erişim hakkıdır; bu hak, daha sıkı denetimleri teşvik etmek amacıyla yeniden düzenlenebilir ya da askıya alınabilir.
Ancak bu baskı ağırlıklı olarak küçük ölçekli veya AB ile siyasi ve hukuki uyum içinde olan ülkeleri etkiler. Türkiye ve Mısır gibi egemen devletler ise AB mevzuatına tabi değildir ve vatandaşlık politikalarını tamamen kendi inisiyatifleriyle belirler.
Buna karşılık Malta, Kıbrıs, Bulgaristan ve Karadağ gibi AB üyesi ya da aday ülkeler, yatırım yoluyla vatandaşlık (CBI) programlarını değiştirme veya sonlandırma konusunda daha yoğun bir baskıyla karşı karşıya kalmıştır. Bu programların kapatılması, sistemin başarısız olmasından değil; AB hukuk düzeniyle uyum sağlama zorunluluğundan kaynaklanmaktadır.
Öte yandan Karayip ülkeleri, yüksek uyum standartlarını korumak ve uluslararası paydaşlara güven vermek amacıyla yakın iş birliği içinde hareket ediyor. Bu bölgedeki CBI programları zayıflamak yerine dönüşüyor; daha şeffaf, daha güvenli ve uzun vadede daha dayanıklı bir yapıya evriliyor.

1993 yılından bu yana Dominika, küresel yatırım yoluyla vatandaşlık (CBI) pazarının öncü ülkelerinden biri olarak konumlanmaktadır. Program; şeffaf yapısı, tutarlı uygulamaları ve güçlü kamu denetimiyle tanınır.
Temmuz 2023’te Birleşik Krallık, Dominika vatandaşları için vizesiz seyahat hakkını, ülkenin yatırım yoluyla vatandaşlık programının “açık ve sistematik biçimde kötüye kullanıldığı” gerekçesiyle askıya aldı. Birleşik Krallık İçişleri Bakanlığı, programın geçmişte Birleşik Krallık vizesi reddedilmiş ve potansiyel güvenlik riski taşıyan kişiler tarafından istismar edildiğini açıkladı.
Karar hızlı bir şekilde yürürlüğe girdi; hâlihazırda uçuş rezervasyonu bulunan yolcular için ise dört haftalık sınırlı bir geçiş süresi tanındı. Birleşik Krallık hükümeti, yeni vize şartları devreye girmeden önce olası yoğun bir seyahat akınını önlemek amacıyla bu hızın gerekli olduğunu vurguladı.
Buna karşılık Dominika hükümeti, söz konusu endişeleri gidermek ve vatandaşları için vizesiz seyahat statüsünü yeniden kazanmak amacıyla Birleşik Krallık makamlarıyla aktif diplomatik temaslarını sürdürüyor. Sonuç henüz netleşmemiş olsa da, Dominika yönetimi devam eden reformlar ve yürütülen diplomatik girişimler sayesinde bu hakkın yeniden tesis edileceği konusunda iyimser.
Yatırımcılar açısından Dominika, bugün de küresel ölçekte en istikrarlı, iyi regüle edilmiş ve itibarlı yatırım yoluyla vatandaşlık programlarından biri olmaya devam ediyor.
2013 yılında hayata geçirilen Antigua & Barbuda yatırım yoluyla vatandaşlık programı, Karayipler’deki en aile dostu seçeneklerden biri olma konumunu koruyor. Hükümet, programı zaman içinde kademeli olarak güçlendirdi; dört kişilik bir aile için asgari yatırım tutarını 230.000 ABD dolarına yükseltti, yüksek riskli yargı bölgelerine yönelik başvuruları sınırlandırdı ve beş yıl içinde toplam beş günlük kısa bir ikamet yükümlülüğü getirdi.
Bu düzenlemeler, programın itibarını pekiştirirken küresel ölçekte kabul gören en iyi uygulamalarla uyumlu olduğunu da ortaya koyuyor. İlerleyen dönemde ilave reformlar gündeme gelebilecek olsa da, Antigua & Barbuda bugün hâlâ güvenli ve sürdürülebilir bir ikinci vatandaşlık arayışındaki aileler için güçlü bir seçenek sunmaya devam ediyor.
1984 yılında hayata geçirilen St. Kitts & Nevis, dünyanın ilk ve en saygın yatırım yoluyla vatandaşlık programını yürütmektedir. Program, şeffaflık ve güçlü yönetim anlayışıyla bölgede bir referans noktası olmaya devam etmektedir.
Son dönemde yapılan reformlar kapsamında biyometrik mülakatlar, gelişmiş durum tespiti (due diligence) süreçleri ve yeni yatırım seçenekleri programa eklenmiştir. Bunlar arasında, Sürdürülebilir Ada Devleti Fonu’na 250.000 ABD doları tutarında katkı ya da 400.000 ABD doları tutarında gayrimenkul yatırımı bulunmaktadır. Bu güncellemeler, programın bütünlüğünü güçlendirirken yatırımcı güvenini de korumayı amaçlamaktadır.

2016 yılında başlatılan St. Lucia yatırım yoluyla vatandaşlık programı, sunduğu esneklik ve 240.000 ABD dolarından başlayan rekabetçi giriş seviyeleri sayesinde kısa sürede global yatırımcıların dikkatini çekmiştir.
Ekim 2025’te Avrupa Parlamentosu, 2018/1806 sayılı Tüzükte yapılan değişiklikleri onaylayarak, güvenlik veya insan hakları açısından risk teşkil edebilecek politikalar izleyen ülkeler için vizesiz erişimin askıya alınmasına imkân tanıyan bir sistem oluşturmuştur. Avrupa Birliği Konseyi’nin onayının ardından Aralık 2025’te yürürlüğe girmesi beklenen bu düzenleme, yatırım yoluyla vatandaşlık (CBI) programı sunan beş Karayip ülkesini etkileyebilir: Antigua ve Barbuda, Dominika, Grenada, St. Kitts & Nevis ve St. Lucia.
Bu gelişmeleri öngören söz konusu beş ülke, gözetimi güçlendirmek, süreçleri standartlaştırmak ve güvenlik alanındaki iş birliğini derinleştirmek amacıyla Doğu Karayipler Vatandaşlık Yoluyla Yatırım Düzenleyici Otoritesi’ni (ECCIRA) ortaklaşa kurmuştur. Grenada merkezli bu yeni yapı, bölgede CBI programları için oluşturulan ilk birleşik düzenleyici çerçeveyi temsil etmektedir.
ECCIRA çerçevesi kapsamında:
Ulusal parlamentoların ECCIRA anlaşmasını Ekim 2025’e kadar onaylaması beklenmektedir.
Vanuatu, şeffaflığı güçlendirmek ve yatırımcı güvenini yeniden inşa etmek için kapsamlı reformlardan geçti. Mart 2025’te durum tespiti standartlarını gözden geçirmek üzere geçici bir duraklamanın ardından program, daha sıkı düzenlemelerle yeniden açıldı.
AB ve Birleşik Krallık için vizesiz erişim askıya alınmış olsa da, Vanuatu; verimlilik, sadelik ve uzun vadeli güvenlik arayan yatırımcılar için hâlâ en hızlı ve en pratik vatandaşlık yollarından biridir.

Türkiye ve Mısır gibi ülkeler, Avrupa Birliği veya OECD kaynaklı siyasi dinamiklerden büyük ölçüde etkilenmeden güçlü yatırım yoluyla vatandaşlık (CBI) programlarını sürdürmeye devam etmektedir. Bu ülkelerin bağımsız yapısı, yatırımcılara günümüzde giderek daha değerli hâle gelen istikrar ve öngörülebilirlik sunmaktadır.
Söz konusu programlar Avrupa Birliği veya Schengen Bölgesi’ne vizesiz erişim sağlamamaktadır. Türkiye, 25 yılı aşkın süredir AB aday ülkesi olarak değerlendiriliyor olsa da, Avrupa ile bütünleşme yönünde somut adımların atılmamış olması, yatırım yoluyla vatandaşlık programlarının güvenilirliğini ve erişilebilirliğini korumasını sağlamaktadır.
Türkiye’nin yatırım yoluyla vatandaşlık programı aktif olarak devam etmektedir. En az 400.000 ABD doları tutarında gayrimenkul yatırımıyla Türk vatandaşlığı elde edilebilmekte olup, süreç bazı durumlarda 8 ay gibi kısa bir sürede tamamlanabilmektedir.
Hükümet, son dönemde güvenlik soruşturmalarını sıkılaştırmış ve ilave uyum (compliance) önlemleri uygulamaya almıştır; buna rağmen programa yönelik talep güçlü şekilde sürmektedir. Yatırımcılar ağırlıklı olarak gayrimenkul piyasasındaki fırsatlar nedeniyle bu programı tercih etmektedir. Ancak bu piyasa yapısı gereği karmaşık olup, enflasyon dâhil olmak üzere çeşitli dalgalanmalara açıktır.
2019 yılında başlatılan Mısır’ın yatırım yoluyla vatandaşlık (CBI) programı, Kuzey Afrika’daki türünün tek örneğidir. Program; 250.000 ABD doları tutarında iadesiz katkıdan, 500.000 ABD doları tutarında iade edilebilir banka mevduatına kadar uzanan dört farklı yatırım seçeneği sunmakta olup, başvuru süreci genellikle 6–12 ay arasında tamamlanmaktadır.
Mısır’ın programı, Avrupa Birliği çerçevelerinden bağımsız şekilde yürütülmekte; bu da politika yönü üzerinde esneklik ve kontrol sağlamaktadır. Görece makul giriş seviyeleri ve geniş iç pazarı sayesinde Mısır, uzun vadeli ve istikrarlı bir seçenek olarak yatırımcılar açısından giderek daha cazip hâle gelmektedir.
Birçok geleneksel yatırım yoluyla vatandaşlık (CBI) programı artan uluslararası denetim ve kısıtlamalarla karşı karşıya kalırken, yatırımcılar erişilebilirliğini ve güvenilirliğini koruyan alternatif seçeneklere yönelmektedir. Son dönemde bazı ülkeler; rekabetçi giriş seviyeleri, hızlı işlem süreleri veya güçlü seyahat avantajları sunan yeni programlar başlatmış ya da bu yönde planlarını duyurmuştur:

Arjantin, yatırım yoluyla vatandaşlık programını 2025 sonu veya 2026 başında başlatmaya hazırlanmaktadır. Yenilenebilir enerji, teknoloji, tarım ve turizm gibi stratejik sektörlere 500.000 ABD dolarından başlayan yatırımlar öngörülmektedir. Önerilen çerçeve, ikamet şartı olmaksızın ve yaklaşık bir yıl içinde sonuçlanan doğrudan vatandaşlık imkânı sunabilir.
Programın onaylanması hâlinde Arjantin, Schengen Bölgesi’ne vizesiz seyahat sağlayan Latin Amerika’nın en rekabetçi ve prestijli CBI destinasyonlarından biri hâline gelecektir.
São Tomé & Príncipe’nin yatırım yoluyla vatandaşlık programı Ağustos 2025 itibarıyla resmen yürürlüğe girmiştir ve günümüzdeki en erişilebilir yeni CBI seçeneklerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Programın temel unsurları şunlardır:
2023 yılında başlatılan El Salvador Freedom Passport programı, kripto yatırımcılarını ve dijital girişimcileri hedeflemektedir. BTC veya USDT ile 1.000.000 ABD doları tutarında yatırım ve yılda 1.000 başvuruyla sınırlı kontenjan sayesinde, Schengen Bölgesi ve Singapur dâhil olmak üzere 130’dan fazla ülkeye vizesiz seyahat imkânı sunan seçkin ve hızlı bir küresel mobilite yolu sağlamaktadır.
Bu yenilikçi yapı, erken harekete geçen ileri görüşlü yatırımcılar için El Salvador’u yatırım göçü alanında yükselen bir aktör olarak konumlandırmaktadır.
Botsvana, yatırım yoluyla vatandaşlık (CBI) programını 2026 başında başlatmayı planlamakta ve küresel ölçekte en uygun maliyetli ikinci vatandaşlık yollarından birini sunmayı hedeflemektedir. Program kapsamında asgari yatırım tutarı 75.000 ABD doları olarak belirlenmiş olup, aile büyüklüğü ve ek ücretlere bağlı olarak toplam maliyet 120.000 ABD dolarına kadar çıkabilmektedir.
Bu girişim, Botsvana ekonomisini elmas ihracatına dayalı geleneksel yapının ötesine taşıyarak; konut, turizm, yenilenebilir enerji, madencilik ve finansal hizmetler gibi kilit sektörlere yatırım çekmeyi amaçlamaktadır. Sınırlı kota sistemiyle, seçkinlik ve kontrollü bir başvuru akışı hedeflenmektedir.

Son on yılda bazı tanınmış CBI programları, yatırım modelinin kendisinden kaynaklanan sorunlar nedeniyle değil; Avrupa Birliği hukuki kararları veya iç siyasi gelişmeler nedeniyle sona ermiştir:
Önemli bir husus: Daha önce verilmiş vatandaşlıklar geçerliliğini korumaktadır. Bu kapanışlar, siyasi gerçekleri yansıtmakta ve kalıcı avantajları güvence altına almanın en etkili yolunun zamanında harekete geçmek olduğunu göstermektedir.
Bir programın askıya alınması veya kapatılması durumunda yatırımcılar genellikle statülerini veya yatırımlarını kaybetme endişesi taşır. Uygulamada ise şu noktalar önemlidir:
Lisanslı danışmanla çalışmak kritik önemdedir: Uzmanlar, mevcut şartlar altında sürecin tamamlanıp tamamlanamayacağını veya alternatif bir programa yönelmenin daha güvenli olup olmadığını değerlendirebilir.
Uzun vadeli riskleri azaltmak adına Astons, istikrarlı demokratik yönetişime, güçlü uyum mekanizmalarına ve sağlam uluslararası itibara sahip yargı bölgelerinin önceliklendirilmesini önermektedir.

Yatırım yoluyla vatandaşlık sektörü güçlü ve geleceğe dönük olmaya devam etmektedir; ancak küresel koşullar hızla değişmektedir. Fırsatlar giderek azalmakta, programlar daha seçici hâle gelmekte ve giriş eşikleri yükselmektedir.
Sadece birkaç yıl önce yatırımcılar Kıbrıs veya Malta üzerinden AB vatandaşlığı elde edebiliyordu. Bugün bu seçenekler artık kapalıdır. Bir sonraki kapanış veya reform dalgası da aynı hızla gerçekleşebilir.
Ailenizin özgürlüğünü, güvenliğini ve küresel hareket kabiliyetini korumak için beklemenin değil, şimdi harekete geçmenin zamanıdır.
Astons olarak; program seçimi ve durum tespitinden hukuki süreçlere ve gayrimenkul yatırımlarına kadar sürecin her aşamasında yatırımcılara rehberlik ediyoruz. Uzman ekibimiz, değişimden önce harekete geçebilmeniz için global gelişmeleri günlük olarak takip etmektedir.
Danışmanlık randevunuzu bugün planlayın, global reformların bir sonraki aşaması başlamadan önce geleceğinizi güvence altına alın.
Başvurunuz onaylandıktan sonra vatandaşlığınız kalıcı olarak geçerlidir. Program sonradan değişse veya sona erse bile, hükümetler genellikle başvuruların mevcut kurallar altında tamamlanmasına izin verir. Yatırımcı güvenliği için yapılandırılmış bir geçiş süreci uygulanır.
Yağız Yiğit
Astons Turkiye Direktörü
Hayır. Hukuka uygun ve şeffaf bir süreçle verilen vatandaşlık ömür boyudur. İptal yalnızca dolandırıcılık veya kasıtlı yanlış beyan gibi son derece istisnai durumlarda söz konusu olur.
Yağız Yiğit
Astons Turkiye Direktörü
Türkiye ve Mısır, güçlü hukuki çerçeveleri ve istikrarlı devlet desteğiyle öne çıkmaktadır. Karayipler’de Grenada ve St. Lucia güvenilirlikleri ve hızlı süreçleriyle dikkat çekerken; Arjantin, Botsvana ve São Tomé & Príncipe gibi yeni seçenekler şeffaflık ve ekonomik potansiyelleriyle ilgi görmektedir.
Yağız Yiğit
Astons Turkiye Direktörü
En uygun zaman, kurallar netken ve yol açıkkendir. Şimdi başvurmak mevcut şartları güvence altına almanızı sağlar. Yeni programlar ise seçenekleri genişletecektir. Önemli olan, acele etmek değil; güvenilir uzmanlarla stratejik hareket etmektir.
Author
Paylaş
İlgili Makaleler
Danışmanlık Randevusu Al
Detayları Görüşelim
Uzmanımız, ihtiyaçlarınıza göre 24 saat içinde size özel bir çözüm hazırlayacaktır.
Yağız Yiğit
Astons Turkiye Direktörü
Verileriniz korunmaktadır
Bilgileriniz sıkı gizlilik politikaları kapsamında korunmaktadır